Ara
Close this search box.

CHP’nin İmamoğlu’ndan çekeceği var!

Ben bu yazıyı kaleme aldığım gün Ekrem İmamoğlu CNN Türk ekranlarında Ahmet Hakan’ın karşısında canlı yayında olacaktı. Ama olmadı çünkü CHP bir hafta önce CNN Türk’ü boykot kararı aldı. İmamoğlu boykot kararını gerekçe göstererek daha önceden kararlaştırılmış programa katılmama kararı aldığını açıkladı.

Görünürde durum bu! CHP bir anda CNN Türk’ü boykot kararı aldı ve İmamoğlu da boykota ilk uyan kişi oldu.

CHP’nin CNN Türk boykotunu ele almadan önce kısaca biraz İmamoğlu’ndan bahsetmekte fayda var.

Türk siyasetinde ‘İstanbul’u alan Türkiye’yi de alır’ inanışı vardır. Dolayısı ile İstanbul Belediye Başkanlığı Türk siyasetinde önemli bir yer kaplar.

Ekrem İmamoğlu da İstanbul Büyük Şehir Belediye başkanı seçildiği günden bu yana gündemden düşmeden konuşulmaya devam ediyor. Türkiye’nin en büyük metropolünün belediye başkanı olarak seçilen İmamoğlu doğal olarak partisi CHP’de de adeta bir gölge genel başkan olarak ilgi görmeye başladı. CHP’nin en popüler isimi ve gelecekte kurtarıcısı gözü ile bakılan İmamoğlu, kendisine verilen bu paye ile bir Belediye Başkanı’ndan çok bir genel başkan edası ile siyaset arenasında boy gösteriyor. Her bulduğu fırsatta her konuda konuşan, CHP’de Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nu gölgede bırakan bir duruma geldi.

Ancak hiç beklenmeyen bir yeden ve beklenmedik bir zamanda bu kendisine bağışlanmış siyasi kariyeri tartışılır hale getirdi.

Kendisini sürekli destekleyen medya mensuplar dahi “bu kadar da olmaz” diyerek kendisin eleştirdi.

Evet tahmin edeceğiniz gibi İmamoğlu’nun ailesi ile birlikte gittiği kayak tatilini söylüyorum.

Hepimizin malumu Elazığ’da meydana gelen ve 41 kişinin hayatını kaybettiği deprem sonrası, bütün yerel yönetimler gibi İstanbul Belediyesi de Elazığ’a yardım elini uzattı ve oradaki vatandaşların acısına ortak oldu.

Tüm Türkiye’nin dört bir yanından yerel yönetimler Elazığ’a yarım eli uzatıp gerek yiyecek, gerek arama kurtarma ekibi konusunda eline geleni yaptı. Tabi sadece belediyeler değil, sivil toplum kuruluşları, vatandaşlar yardımlarını esirgemedi, adeta Türkiye’nin kalbi Elazığ’da çarptı, sürekli oradan gelecek güzel haberlere kulak kesildi. Hükümet bakanları ile Cumhurbaşkanı ile birlikte ordaydı.

Ama hiçbir belediye başkanı oraya gidip yıkılmış binaların önünde demeçler vererek medyaya görüntü vermedi. İmamoğlu’nu Elazığ’da çökmüş binaların üstünde gördüğümde şaşırdım, kendisine bağışlanmış siyasi vizyonu kullanıp adeta CHP genel başkanı edası ile açıklamalarda bulunmasını da garipsemiştim.

Ama tatile giderken yol üzerinde deprem bölgesi de durup boy gösterip medyaya görüntü verdikten sonra Erzurum’a kayak tatile gittiğini tahmin etmemiştim. Sosyal medya istemeden yansıyan görüntüleri sonrası anladık ki İmamoğlu Erzurum kayak tatiline giderken yol üzerinde Elazığ’ı uğrayıp medyaya görüntü vermiş. Asıl hedefi Erzurum’a tatile gitmekmiş. Bu tam anlamı ile İmamoğlu’nun kendisine bağışlanmış siyasi kariyeri bir çırpıda harcadığı an oldu. Tüm Türkiye İmamoğlu’nun kayak skandalını konuştu, medyadan kendine yönetilen sorulara da ayrıca skandal bir cevap ile ‘Benim ailem kutsalımdır’ dedi.

Oysa bu ülkede herkesin, Elazığ’da yıkıntıların altında can verenlerin de ailesi kutsalıdır. Bu verilebilecek en son cevap bile olmamalı idi. Tatili bitirerek dönmek yerine hatasında ısrar edince skandalı da derinleştirerek büyüttü. Dalga dalga büyüyen skandal sadece İmamoğlu’nun siyasi kariyerine değil aynı zamanda CHP’nin de siyasi zeminine zarar verdi. Skandal öyle hassas bir konuda patladı ki CHP’ye yakın medya tarafından da sahiplenilemedi. Hatta kendisini sürekli köpürten birkaç köşe yazarı açıkça yapılanın büyük bir hata olduğunu yazdı.

Bu skandal İmamoğlu’na sunulmuş büyük siyasi kariyerine inanılmaz bir zarar verirken CHP açısında endişe verici bir durum ortaya çıkardı. CHP yönetiminin iktidara gidiş bileti olarak gördüğü İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın böyle hassas bir konuda tartışılmasının ciddi sonuçlar doğuracağını biliyorlardı. Dolayısı ile CHP’nin bu yaşanan siyasi skandalın bir an önce gündemden düşmesi için tedbirler almasını gerektirdi.

Çünkü CHP’nin İstanbul Belediyesi ile ilgi çok acı bir deneyimi var. Geçmişte İstanbul Büyük Şehir Belediyesi’nde patlayan Ergun Göknel skandalının acı faturasını çok iyi biliyorlar. Eğer bu skandal da medya üzerinden konuşulmaya devam ederse sonunda acı faturalara dönüşebilir.

Ancak CHP’nin hesaplamadığı bir şey vardı. İmamoğlu önceden tarihi belirlenmiş CNN Türk’te Ahmet Hakan’ın programına çıkması gerekiyordu.

Eğer bir zamanlar CHP’nin gözbebeği, demokrasi kahramanı, asla Erdoğan’ın uçağına binmeyeceğini söyleyen Ahmet Hakan olsaydı pek sorun olmazdı, hatta faydası bile olurdu. Çünkü Ahmet Hakan’ın CNN Türk’teki programları CHP’nin arka bahçesi gibiydi eskiden.

Ama Ahmet Hakan o eski gözbebekleri Ahmet Hakan değil. Artık Erdoğan’ın uçağından inmeyen, sürekli muhalefeti eleştirip, iktidara methiyeler düzen bir Ahmet Hakan var. Ahmet Hakan eline geçirdiği bu fırsatı boş geçmez İmamoğlu’nun üzerinde tepinir. Hatta CHP yönetiminin tahmin edemeyeceği bir yere kadar gidebilir.

Eğer İmamoğlu tek başına çıkıp “ben programa çıkmıyorum” deseydi, kaçmış olacaktı ve Ahmet Hakan’a muhteşem malzeme olurdu. Bu da skandalı küçültemez daha da büyütürdü.

Bunun tek çözümü işin içinde İmamoğlu’nun ve Ahmet Hakan’ın isimleri geçmeden bu programın yapılmasını engelleyecek bir plandı.

Tek çözüm olarak toptan CNN Türk’ü boykot etmekti. Böylece ne İmamoğlu nede Ahmet Hakan’ın adı geçmemiş olacak ama İmamoğlu bir polemiğe mahal kalmadan programa çıkmamış olacak.

Zaten CNN Türk’teki güvendikleri dağlara kar yağmış, Ahmet Hakan CHP’yi çoktan bagaja vermişti. Dolayısı ile burada kaybedecek bir şeyleri de kalmamış. CHP boykot planı ile bir taraftan olası büyüyecek İmamoğlu skandalını bertaraf ederken, bir tarafta da bu olaydan rahatsız olan parti tabanın dikkatini de başka bir tarafa çekmiş olacak.

Yani CHP’nin meselesi CNN Türk’ü boykot etmek değil İmamoğlu’nu kurtarmaktı. CHP CNN Türk’ü boykot ederek İmamoğlu’nu kurtarmaya çalışırken İmamoğlu çoktan yeni bir skandala yelken açmıştı. Bu seferde İstanbul Büyükşehir Meclisinde Ak Parti Meclis üyesine ağır küfürler edip sonrada özür dilemek zorunda kalmıştı.

Anlayacağınız CHP’nin İmamoğlu’ndan çekeceği var gibi!